Bir insan umutlarını ve hayallerini kaybettiği gün ölmüştür. Umutlarınızı ve hayallerinizi kimsenin çalmasına müsaade etmeyin. Hayat bazen ummadığın, bazen bitti dediğin yerde başlar. Her yıkılış yeniden doğrulmak için bir fırsattır aslında. Kimi düştüğünde yerde kalmayı kimi kalkıp yürümeyi seçer. Sen kalk ve koşmayı seç.

Her birimizin çeşitli hayalleri ve hedefleri var. Bazılarımız bu hayallere ve hedeflere ulaşabilmek için yapılması gereken ne ise hiç düşünmeden yapmakta kimilerimiz ise kılını kıpırdatmamakta. Bir şeyi çok istemek başka bir şeydir, istediğin şeyi elde etmek için harekete geçmek başka bir şey. İstiyorum deyip kılını kıpırdatmamak samimiyetsizlik göstergesidir. İnsan bir şeyi çok isterse onu elde etmek için gereken ne ise yapar. Kimi zaman uykuları kaçar kimi zaman iştahı. Aklının bir köşesinde bu düşünce sürekli döner durur. Kişi istediği şeyi unutmak bir yana bir an olsun aklından çıkaramaz. Ne olursa olsun hayallerine ulaşmanın bir yolunu bulur. Hayallerinden vazgeçenler, yarınlarından vazgeçen kişilerdir. Şartlar ne olursa olsun istediği için mücadele eden kişiler tam olarak istediklerini elde edemeseler bile mutlaka istediklerine yakın şeyler elde edeceklerdir. Bunun için yapılması gereken şey istemek, inanmak ve çalışmaktır. Bunlar yapıldığında zaten başarı kendiliğinden gelecektir.

İstediği hayatı yaşayabilmek adına yapılması gereken ne varsa yapan kişiler bir gün mutlaka hayallerine ulaşıp mutlu hayatlar yaşarlar. Ancak gerekli çabayı göstermek yerine kolay olanı yani vazgeçmeyi seçenlerin ise hayalleri arkasından el sallar. Bizler hayallerimizin arkamızdan el sallamaması için üzerimize düşeni yapmalı ve mutlu sona ulaşmalıyız. Her insan kendi hayatında yaşadığı sorunları en büyük sorun olarak görür. Ancak ne yaşanan sorun en büyük sorundur ne de yaşanacak olan sorun en büyüğü. Sorunu büyük ya da küçük yapan boyutu değil bizim ona bakış açımız ve yüklediğimiz anlamlardır. Biri için yaşadığı sorun gözüne çok büyük gözükürken aynı sorun başka birinin gözüne küçük gözükür. Aslında sorun da boyutu da aynıdır. Sorunu olduğundan farklı gösteren kişilerin bakış açısıdır.

Kategoriler: Genel

1 yorum

Hasan Çetin · 5 Ağustos 2020 22:17 tarihinde

Bıkkınlıklar ve Kırgınlıklar;
Çalışmayı körükleyen içimizdeki başarma hırsıdır. Başarma hırsımızı kaybettiğimizde hayata bir sıfır geriden başlıyoruz.
Geriden gelmek; öndekine yetişme çabalarımızı zora soktuğu gibi, bıkkınlıkların da başlangıcını oluşturur.
Yılgınlıklar; başarısızlığımızın teminatı gibi hayatımıza olumsuz yön veren duygu ve düşüncelerimizin de odağındadır.
“Başarıya giden her yol mubahtır.” Sözüne her şartta katılım sağlamak mümkün değildir. Rakiplerinizin açığını yakalayarak değil, öncelikli olarak kendi çalışkanlığımız ile başarının anahtarını elimizde tutmalıyız.
Hayallerinin ucundaki mükafatın değerini bilecek olgunluğa erişmiş öğrenciler yetiştirmek bizlerin görevi…
Görevimizin bilincinde hareket etmeye özen gösteriyoruz.

Bir cevap yazın